Fournier, önermesini bir çizimle örneklendirdi.

Bu sete, Fournier Evreni adı verildi. Kesin bir biçimde, özbenzeştir: küçük küplerden birini 5 çarpan ile büyütmek özgün setin birebir kopyasını verir. Her bir küçük küp, bütünün tamamını içerir.
Fournier’in çizimine yerleştirdiği hat, başka hiçbir “yıldız”ın asla mevcut olmadığı birçok yönden birini gösterir. Fournier, sonsuz ölçüde genişle yetinmeyerek bu basamağı sonsuz ölçüde küçüğe doğru uzattı; atomları yine daha küçük parçacıklarda oluşan mikro evrenler olarak yorumlayıp, galaksilerimizdeki makro evrenlerin, atomların rolünü oynayacaklarını ileri sürdü.
Bu yolla da, hiçbir içsel ya da dışsal kesinti taşımayan pek az fiziksel fraktalden birini önerdi: Men in Black (Siyah Giyen Adamlar) filminin son sahnelerini anımsatan bir tarzda; sınırsız ölçüde genişten, son derece küçüğe uzanan bir basamak.